RİSK TÜRLERİ İTİBARIYLA UYGULANAN RİSK YÖNETİMİ POLİTİKALARINA İLİŞKİN BİLGİLER

Faiz Oranı Riski
Bilançodaki faiz oranı riski, faiz oranlarındaki hareketler nedeniyle vade veya aktif pasif ürünlerin doğasından kaynaklanan uyumsuzluklara bağlı olarak maruz kalınabilecek zarar olasılığını ifade etmektedir.

Faiz oranlarındaki dalgalanmaların yaratacağı etkilerden korunmak Banka yönetiminin birinci önceliğidir. Faiz oranı riski Bankamızda Aktif-Pasif Komitesi (APKO) tarafından yönetilmektedir. Aktif-Pasif Komitesi’nde alınan kararlar, Hazine Grubu bünyesindeki Aktif - Pasif Yönetimi Bölümü tarafından icra edilmektedir.

Faiz oranı riskinde, varlıkların, yükümlülüklerin ve bilanço dışı kalemlerin faize duyarlılığı hesaplanmaktadır. Yönetim Kurulu net faiz geliri ve özkaynağın bugünkü değer değişimleri için risk tolerans limitleri belirlemiştir. Banka’nın makro ekonomik gösterge tahminlerine göre faiz gelirlerine ilişkin simülasyonlar yapılmaktadır. Bu çerçevede durasyon, vade ve duyarlılık analizi hesaplanarak Aktif -Pasif Komitesi’ne sunulmaktadır.

Piyasa faiz oranlarındaki dalgalanmaların finansal pozisyon ve nakit akışlarında doğuracağı olumsuz etkiler alınan kararlarla minimum düzeye indirilmektedir. Banka yönetimi günlük olarak piyasadaki faiz oranlarını da takip ederek gerektikçe Banka’nın mevduat/kredi faiz oranlarını değiştirebilmektedir.

Bankanın Aktif-Pasif Komitesi, kısa, orta ve uzun vadeli fiyat stratejilerini belirlerken vade uyumsuzluğunu yönetmekte, fiyatlama politikası olarak da pozitif bilanço marjı ile çalışılması ilkesini benimsemektedir.

Piyasa Riski
Piyasa riski, bilanço içi ve bilanço dışı hesaplarda bankalarca tutulan pozisyonlarda, finansal piyasadaki dalgalanmalardan kaynaklanan faiz, kur ve hisse senedi fiyat değişmelerine bağlı olarak ortaya çıkan faiz oranı riski, hisse senedi pozisyon riski ve kur riski gibi riskler nedeniyle zarar etme ihtimalini ifade etmektedir.

Banka Yönetim Kurulu, risk yönetimi birimleri ile Üst Düzey Yönetimin, Banka’nın maruz kaldığı piyasa risklerini ölçme, kontrol etme ve yönetme hususlarında gerekli tedbirleri almalarını sağlamıştır.

Banka Yönetim Kurulu piyasa risklerine ilişkin limitleri belirlemekte ve söz konusu limitleri piyasa koşulları ve Banka stratejileri doğrultusunda dönemsel olarak revize etmektedir. Günlük olarak yapılan işlemlerle ilgili olarak, ürün bazında işlem tutar ve stop loss limitleri konulmaktadır. Banka’nın vadeli işlem ve benzeri diğer sözleşmeler cinsinden tutulan pozisyonları için Yönetim Kurulu tarafından işlem limitleri tahsis edilmekte ve işlemler bu limitler dahilinde gerçekleştirilmektedir. Söz konusu limitler günlük olarak takip edilmekte ve raporlanmaktadır.

Bankanın piyasa riski standart metot kullanılarak hesaplanmakta ve resmi otoritelere raporlanmaktadır.

Piyasa riskinden kaynaklanabilecek Riske Maruz Değer (VaR) tutarı farklı finansal modeller kullanılarak da hesaplanmaktadır. VaR rakamı tarihsel simülasyon metodu ile, 250 iş günü datası göz önüne alınarak yüzde 99 güven aralığında, 1 gün elde tutma süresiyle hesaplanmaktadır. Günlük olarak hesaplanan VaR rakamı, Banka içi raporlama ve risk takibinde kullanılmaktadır. Yapılan hesaplamaların ve kullanılan metodun doğruluğunun test edilmesi amacıyla düzenli aralıklarla “geriye dönük testler” yapılmaktadır.

Olası kriz durumlarında meydana gelebilecek zararın öngörülebilmesi için içsel model kullanılarak hesaplanan riske maruz değer, senaryo analizi ve stres testleri sonuçları ile desteklenerek Üst Yönetime ve Yönetim Kurulu’na raporlanmaktadır.

Senaryo analizleri ve stres testleri geçmiş yıllarda meydana gelen krizlerin mevcut portföylere tekrar uygulanması ya da farklı faiz, kur şoklarının portföylere etkisinden kaynaklanabilecek olası zararların gözlenmesini içermektedir.

Likidite Riski
Likidite riski, Bankanın nakit akışındaki dengesizlikler sonucunda herhangi bir para cinsindeki ödeme yükümlülüklerini tam olarak ve kabul edilebilir bir maliyetle zamanında yerine getirememe riskini ifade etmektedir.

Likidite riski ayrıca piyasaya gerektiği gibi girilememesi, bazı ürünlerdeki sığ piyasa yapısı ve piyasalarda oluşan engeller nedeniyle pozisyonların uygun bir fiyatta, yeterli tutarlarda ve hızlı olarak kapatılamaması ve pozisyonlardan çıkılamaması durumunda ortaya çıkan zarar ihtimalini de içermektedir.

Banka politikaları, öncelikle her türlü borcun likit kaynaklarla her zaman karşılanabilecek nitelikte olduğu, kaliteli bir aktif yapısının sağlanması yönündedir. Bu kapsamda Bankamız sektörün en likit bankalarından biri olmayı daima ön planda tutmuştur. Yüksek bir likidite sağlanmasını teminen Bankamız Yönetim Kurulu düzenli olarak likidite rasyoları ile ilgili standardı belirlemekte ve takip etmektedir.

Bankanın likidite durumunun, Yönetim Kurulu, Üst Düzey Yönetim ve diğer ilgili birimlere zamanında raporlanmasına yönelik etkin bir yönetim raporlama sistemi bulunmaktadır. Vade ve para birimi bazında kırılımlarla nakit akışı analizleri yapılmakta, vade uyumsuzlukları takip edilmekte, fon kaynaklarındaki yoğunlaşmalar incelenmektedir.

Banka genel politikaları gereği varlık ve yükümlülüklerin vade yapıları ile faiz oranlarının uyumu her zaman Aktif-Pasif Yönetimi stratejileri dahilinde sağlanmakta, bilançodaki TL ve yabancı para aktif pasif kalemlerinin getirisi ile maliyetinden doğan fark sürekli pozitif olarak yönetilmektedir.

Fonlama ve likidite kaynakları göz önünde bulundurulduğunda, Banka likidite ihtiyacının büyük bir bölümünü mevduatlarla karşılamakta olup, bu kaynağa ilave olarak sendikasyon ve prefinansman ürünlerini de kullanarak kaynak sağlayabilmektedir.

Bankamız yeterli oranda ve kalitede likit varlık bulundurma politikasını özenle sürdürmektedir. Bu durum yükümlülüklerimizden kaynaklanan nakit akışlarımızın düzenli olmasını sağlamaktadır.

Kur Riski
Kur riski, döviz kurlarında meydana gelebilecek değişiklikler sonucu Banka’nın döviz varlık ve yükümlülüklerindeki uyumsuzluklara bağlı olarak maruz kalabileceği zarar olasılığını ifade etmektedir.
Kur riskine esas sermaye yükümlülüğü hesaplanırken standart metot ile riske maruz değer hesaplanmakta ve raporlanmakta, Banka’nın tüm döviz varlıkları, yükümlülükleri ve vadeli döviz işlemleri göz önünde bulundurulmaktadır.

Yönetim Kurulu’nca onaylanan limitler çerçevesinde Hazine Grubu, yurt içi ve yurt dışı piyasalarda oluşabilecek Türk Parası veya yabancı para fiyat, likidite ve karşılanabilirlik risklerinin yönetimi ile sorumludur. Para piyasalarında oluşan risklerin ve bu riskleri yaratan işlemlerin kontrolü günlük olarak yapılır ve haftalık olarak Banka Aktif-Pasif Komitesi’ne raporlanır.

Yönetim Kurulu tarafından belirlenen pozisyon limiti ve pozisyon ayrıntıları günlük olarak izlenir ve raporlanır. Banka’nın risk yönetimi stratejisinin bir unsuru olarak yabancı para cinsinden her türlü borçlanmalar, türev araçlar ile kur riskine karşı korunmaktadır. Yabancı işletmelerdeki yabancı para sermaye katılımının kur riskinden korunması da Banka’nın genel yabancı para pozisyonlarının korunması stratejisine uygun olarak türev ürünler ile sağlanmaktadır.

Kredi Riski
Kredi riski Banka’nın kredi ilişkisi içinde bulunduğu karşı tarafın, Banka ile yaptığı sözleşme gereklerine uymayarak yükümlülüğünü kısmen veya tamamen zamanında yerine getirememesinden dolayı Banka’nın maruz kalabileceği zarar olasılığını ifade eder.

Bankamızın en önemli özelliklerinden birisi istikrarlı büyüme politikaları ile birlikte yürüttüğü muhafazakar kredi politikaları ve sağlam aktif yapısıdır.

Kredi limiti tahsis etme nihai yetkisi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu yetki yazılı kurallar çerçevesinde Kredi Komitelerine ve Genel Müdürlük yetkisine delege edilmiştir. Delege edilen bu yetkiler iç denetim ve risk yönetimi birimlerince düzenli olarak izlenir ve raporlanır.

Kredi tahsisi her bir borçlu ve borçlular grubu bazında belirlenen limitler dahilinde yapılmaktadır. Kredili işlem yapan her müşterinin, yetkili merciler tarafından tahsis edilmiş kredi limiti bulunması zorunludur ve müşterinin kredi riskinin limitini aşması sistemsel olarak engellenmektedir.

Kredili müşteri adayları, şube yetkilileri tarafından ziyaret edilir ve mali verilerine ilişkin belgeler ile faaliyetine ve planlarına ilişkin bilgi temin edilir. Firmanın mali verilerinin yorumu, sektör analizi, ortakları ve yöneticileri hakkında bilgi, diğer bankalar ve iş ilişkisi içinde bulunduğu firmalardan alınan referansları da içeren kredi teklifi hazırlanarak Krediler Gruplarına gönderilir. Krediler Grupları, müşterinin kredi değerliliğine ilişkin görüşünü oluşturarak teklifi sonuçlandırır veya Kredi Komitelerinin onayına sunar.

Müşterilerin değerlendirilmesinde, Banka içinde geliştirilmiş olan ve çeşitli mali ve mali olmayan kriterleri içeren “derecelendirme sistemi” kullanılır. Kredi politikasının sonucu olarak; kredi riski müşteri ve teminatlılık durumu ile bir arada izlenir.

Kredilerdeki riski azaltmak için sektörel gelişmeler yakından takip edilerek sektör limitleri uygulanır. Bankamız ihtiyatlı politikaları gereği bir müşteriye verilebilecek maksimum kredi limiti, yasal sınırlardan daha muhafazakar şekilde sınırlandırılarak kredilerde yoğunlaşma riski en az seviyede tutulur. Yönetim Kurulu’nca belirlenen limitler düzenli olarak izlenir ve raporlanır.

Risk Yönetimi Grubu, Krediler Grupları ile birlikte Yönetim Kurulu ve Denetim Komitesi’ne düzenli olarak kredi portföyünün değerlendirmesini yaparak riskli gördüğü noktalara ilişkin görüşlerini ve sorunlu kredileri raporlar.

Yasal Takip Bölümü, Hukuk Baş Müşavirliği altında Genel Müdür’e bağlı olarak örgütlenmiştir. Söz konusu bölüm, Denetim Komitesi vasıtasıyla Yönetim Kurulu’na da raporlama sağlar. Kredi kullandırımını takiben, Kredi İzleme Bölümü müşterinin geri ödeme gücünü, teminatların yeterliliğini ve kalitesini izler. Bu sayede sorunlu hale gelebilecek krediler erken aşamada tespit edilir. Kredi derecesine ve/veya teminat kalitesine ilişkin şüphe oluşan müşteri yakın izlemeye alınır ve ek teminat talep edilir.

Ülke riski, uluslararası kredi işlemlerinde, krediyi alan kişi ya da kuruluşun faaliyette bulunduğu ülkenin ekonomik, sosyal ve politik yapısı nedeniyle yükümlülüğün kısmen veya tamamen zamanında yerine getirilememesi ihtimalini içerir.

Banka’nın yurt dışı mali kurum ve ülke riskleri genellikle uluslararası derecelendirme şirketleri tarafından yatırım seviyesinde olan, yani minimum yükümlülüklerini yerine getirememe riski taşımayan mali kurum ve ülkeler üzerinde alınmaktadır. Bu nedenle karşılaşılabilecek muhtemel riskler Banka’nın mali yapısı dikkate alındığında önemli bir risk oluşturmamaktadır.

Operasyonel Risk
Operasyonel risk, yetersiz veya hatalı uygulamalardan, insan, sistem veya dış olaylardan kaynaklanan kayıp riskidir.

Tüm faaliyetlerin içerisinde operasyonel risk unsuru bulunmakta, insan veya sistem hatası, yetersiz kontrol ve uygulamalar, dışsal etkenlerin neden olduğu operasyonel risk olayları meydana gelebilmektedir.

Yasal mevzuata uyum, bankacılık etik değerlerine bağlılık, bilgi güvenliği, iç ve dış dolandırıcılıkların engellenmesi, olağanüstü durum ve iş sürekliliği planlaması ile müşterini tanı politikaları, operasyonel riskin azaltılması için uygulanan temel kontrollerdir. Operasyonel risk yönetiminde temel amaç, Bankanın mevcut ve potansiyel operasyonel risk profilinin belirlenmesi ve tespit edilen risklerin asgariye indirilmesine yönelik yöntem ve uygulamaların geliştirilmesi, banka süreçleriyle bütünleşik hale getirilmesi, aksiyonların zamanında alınmasını sağlayacak şekilde raporlanmasıdır.

Meydana gelen operasyonel risk olayları ile risklerin değerlendirilmesine ve yönetilmesine yönelik çalışmaların sonuçları Üst Yönetime ve ilgili birimlere düzenli olarak raporlanmakta, alınan aksiyonlar takip edilmektedir.

Operasyonel risk sermaye karşılığının hesaplanmasında Gelişmiş Ölçüm Yönteminin kullanılabilmesi için koşul olan Basel II niteliksel ve niceliksel kriterlerine uygun olarak sürdürülen çalışmalar sonucunda; BDDK tarafından ilgili mevzuatın yayımlanması ile birlikte Gelişmiş Ölçüm Yöntemi kullanılabilecektir.

İş Sürekliliği
Faaliyetlerin ve müşterilerin, iş kesintilerinin olumsuz etkilerinden korunması amacıyla Banka genelinde kapsamlı bir Kurumsal İş Sürekliliği Programı yürütülmektedir. Acil Durum Eylem Planı, İş Sürekliliği Planı ve Bilgi Teknolojileri Felaket Kurtarma Planı olmak üzere üç ana bölümden oluşan bu program, iş sürekliliği konusunda uzman bir ekip tarafından yönetilmektedir.

İş sürekliliği planları, yasal gereksinimler ve müşterilerin ihtiyaçlarını da dikkate alarak, iş kesintisini takiben kritik olarak sınıflandırılan Banka faaliyetlerinin, belirlenmiş süreler içerisinde devam ettirilmesine olanak sağlamaktadır. İş/etki analizleri, iş sürekliliği planları ihtiyaçlar doğrultusunda güncellenmekte ve test edilmektedir.

Ofis lokasyonları, deprem ve benzeri geniş çaplı çevresel etkilerden korunmak amacıyla seçilmiş olup, kritik sistemler, iletişim altyapısı, bilgi varlıkları, sistem odaları, altyapı, kesinti ve arızalara karşı desteklenmekte ve yedeklenmektedir.

Bunları biliyor musunuz?

Güneş enerjisiyle çalışan ilk şube
TEB bir ilke daha imza attı. Türkiye'nin tüm enerji ihtiyacını güneş enerjisiyle karşılayan ilk banka şubesi, İstanbul'da hizmet sunuyor.

Güneş enerjisiyle çalışan ilk Mobil ATM.
Türkiye'nin güneş enerjisiyle çalışan ilk mobil ATM'si 2010 yılında müşterilerimize hizmet sunmaya başlayarak, sektörümüzde bir ilki işaret ediyor.

TEB Çevre Kulübü
TEB çalışanlarında çevre bilincini oluşturmak, çevre sorunlarına birlikte çözüm üretmek ve çalışanların aktif katılımını teşvik etmek amacıyla kurulmuştur.


Yatırımcı İlişkileri TEB Hissesi PDF İndir Arşiv